
‘Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada savunma yapan dijital müzecilik alanında çalışan iş insanı Cem Çelik, "Dijital Deneyim Müzesi nedeniyle şahsıma inşaat bedeli ya da hasılat payı olarak ödeme yapılmadığını beyan ediyorum. Bu proje için bedeli karşılanmayan harcamalarımız yaklaşık 30 milyon lira düzeyindedir" dedi. Bir diğer tutuksuz sanık Mete Mağden ise, "Sistem söylemini bir tek Emrah Bağdatlı’dan duydum. Ancak bunu benden para aldığından utandığı için mi uydurdu yoksa gerçek miydi hiçbir zaman bilemedim" şeklinde konuştu.
‘Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasının ikinci duruşmasının 16’ıncı gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık iş insanı Cem Çelik, "Yetkilisi ve ortağı olduğum Tuce Yatırım Şirketi dijital müzecilik, dijital içerik ve mapping film gösterim alanlarında faaliyet göstermektedir. Şirketimiz 2020 yılında Kültür A.Ş. ile Şerefiye Sarnıcı için hasılat paylaşımı sözleşmesi imzalamış, 2022 yılında ise Panorama 1453 Müzesi için talep edilen mapping filmi hazırlanarak, bu müzede de hasılat paylaşımı sözleşmesi kapsamında çalışmaya başlanmıştır. 2023 yılında Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı beni aradı. Şerefiye Sarnıcı ve Panorama 1453 Müzesi gibi bir proje olduğunu, işin aciliyeti nedeniyle İstanbul’a gelerek teklif vermemi istemişlerdir. Bunun üzerine İstanbul’a geldim. Beyoğlu Sütlüce’deki İletişim Koordinatörlüğü’nde yapılan ilk toplantıda Murat Ongun, Onur Aldı, Barış Kılıç ve isimlerini hatırlamadığım başka kişilerle kendi ekip arkadaşlarım bulunuyordu. Görüşmemizden önce Kültür A.Ş. bünyesinde aldıkları kararla aynı alanda mevcut etkinlik çadırının içinde yıkılarak dijital müzeye dönüştürülmek istendiği ve projenin yaklaşan seçime kadar yetiştirilmesi gerektiği anlatıldı. Birkaç gün sonra Onur Aldı yeniden arayarak toplantı ve film gösterimini talep etti. Çalışmamızı tamamladıktan sonra aynı yerde yapılan toplantıya yine Murat Ongun, Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas, Genel Müdür Yardımcıları Onur Aldı ve Erdinç Çolak, Barış Kılıç ve başka kişilerle kendi ekibim katılmıştır. İlk aşamada inşaatın bir bölümünü Tuce’nin, bir bölümünü Kültür A.Ş.’nin yapması konuşuldu. Süreç uzadıkça yapıma devam etmemize, sözleşmede hasılat payımızı yüzde 40 olarak düzenleyeceği yönünde Kültür A.Ş. yönetimi tarafından beyan ve taahhütlerde bulunuldu. Bu taahhütlere güvenerek işe devam ettim. Müzenin inşaatını 22-23 Şubat 2024 tarihinde tamamlayarak film gösterim denemelerine başladık. Müze 29 Şubat 2024 tarihinde büyük bir gösterim ve şölenle açıldı. İnşaatı bana yaptırıp, bedelini nasıl ödeyeceklerini sordum. Murat Abbas, Erdinç Çolak ve Onur Aldı ile bu konuda defalarca konuştum. İnşaat bedelinin bir şekilde Kültür A.Ş. içerisinden ödeneceği söylendi. Buna rağmen ödeme yapılmadı. Kültür A.Ş. merkezinde yaptığımız toplantıda da ödeme meselesi çözülemedi. Bunun üzerine hukuki süreci başlattık" dedi.
"Proje için bedeli karşılanmayan harcamalarımız yaklaşık 30 milyon lira düzeyindedir"
Cem Çelik, "Tahsil edemediğim alacaklarım, yatırımlarım ve müzelerden ayrılmamın doğuracağı kayıplar için yasal haklarımı talep ettim. Gayriresmi ödemeyi kabul etmedim. Dijital Deneyim Müzesi nedeniyle Tuce’ye ve şahsıma inşaat bedeli ya da hasılat payı olarak ödeme yapılmadığını beyan ediyorum. Bu proje için bedeli karşılanmayan harcamalarımız yaklaşık 30 milyon lira düzeyindedir. 2024 yılı başında Murat Abbas, Dijital Deneyim Müzesi ile Şerefiye Sarnıcı ve Panorama 1453 Müzesi için reklam ve etkinlikler yapılacağını, paylaşım oranları gereği bize 10 milyon lira düştüğünü bildirdi. Önceki reklam çalışmalarının Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş. tarafından çok daha düşük bedellerle yapıldığını belirterek bu talebe karşı çıktım. Murat Abbas bunun yukarıdan istendiğini söyledi. Kimi kastettiğini sorduğumda da Murat Ongun’un talimatı olduğunu belirtti. Kültür A.Ş.’nin kendi payını ödediğini de söyledi. Bunlar Murat Abbas’ın bana aktardığı açıklamalardır" ifadelerini kullandı.
"Murat Bey her zaman başkanın yanındaki ikinci adam ya da sağ kolu gibi görünürdü"
Cem Çelik’in ifadesinin ardından çapraz sorgusuna geçildi. Cumhuriyet savcısının "Murat Ongun’un Kültür A.Ş.’de bir yetkisi var mı?" sorusu üzerine Çelik, "Benim bildiğim yok" yanıtını verdi. Ardından savcının "Peki hangi sıfatla katıldı toplantılara?" sorusuna sanık Çelik, "Murat Bey, bizim bildiğimiz Murat Bey her zaman başkanın yanındaki ikinci adam ya da sağ kolu gibi görünürdü. O yüzden de ben kalkıp ‘Murat Bey bu toplantıda ne arıyor?’ diye sorma hakkım olacak bir durum değildi" şeklinde cevap verdi.
Duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık reklamcı Mete Mağden ise, "Şirketim ‘45 Tasarım’ temel olarak etkinlik ajanslarında dekor, markalama, podyum kurmaz, stant üretme gibi faaliyetlerde bulunan, merkezinde marangozluk işleri yapan bir firmadır. İBB ile çalışmaya başlayana kadar hiçbir kamu kuruluşu ile çalışılmamıştır, hiçbir kamu ihalesine girilmemiştir. Türkiye’nin sayılı etkinlik dekor firmalarından biriyiz. Ancak etkinlik haricinde yaptığımız bir iş yoktur" dedi.
"Sistem söylemini bir tek Emrah Bağdatlı’dan duydum"
Mağden, savunmasında firari sanık Emrah Bağdatlı’nın kendisini arayarak iş konuşması yaptığını söyleyerek, "Emrah Bağdatlı’nın söyleminden hareketle kamu yararı gözetilecekti ve Ekrem Başkan için çalışacaktık. İnanılmaz düşük fiyatlar verdik ve sonrasında kazandığımız ihalelerde de her zaman piyasanın çok altında fiyatlara çalıştık. İddianamedeki raporlarda hakkımızda zenginleşme olduğu yazıyor ve bu dönem için acaba nasıl bir zenginleşmeden bahsediliyor inanım çok şaşırıyorum. Zenginleşmeden kasıt maaş almamsa ancak o olabilir. Açıklık getirmek istediğim bir konu Emrah Bağdatlı’ya verdiğim komisyondur. Bu verdiğim vermiş olduğum komisyon benim açımdan şu şekilde değerlendirilmiştir. Bir Emrah Bağdatlı’ın İBB’de resmi bir görevi yoktur devlet memuru da değildir dolayısıyla rüşvet de değildir. İki Emrah Bağdatlı’ın bu komisyon için ne iş fiyatlarını ne de faturalarını şişirmem taraf şişirmem yönünde bir baskısı ya da talebi olmadı. Dolayısıyla ona vereceğim para kendi hak edişlerimden kendi kazancımdan vereceğim paraydı dolayısıyla kamu zararı da yoktu. Sistem söylemini bir tek Emrah Bağdatlı’dan duydum. Ancak bunu benden para aldığından utandığı için mi uydurdu yoksa gerçek miydi hiçbir zaman bilemedim. Bu yüzden de pek fazla sorgulamadım" şeklinde konuştu.
Mağden’in ifadesinin ardından cumhuriyet savcısı, "Emrah ile ilgili beyanda bulunmuşsunuz. Emrah size ‘Bu para benim cebime girmiyor. Bir sistem var, bu sistem içinde değerlendiriliyor. İleride çok paraya ihtiyaç olacak. Bu nedenle İBB ile çalışan herkes bu sisteme katkı sağlayacak’ şeklinde beyanda bulundu mu?" sorusunu sordu. Mağden soruya, "Bu beyanı bize söyledi" şeklinde yanıt verdi.
Duruşma tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.

































Yorum Yazın